Akıllı Tasarım: Yaratılışın Bilime Sızma Teşebbüsü

Bu yazıda Akıllı Tasarım(A.T., ingilizce Intelligent Design-ID) hareketinin bilimsel bir hareket olmadığını, bilimsel verilerle anlatmaya çalışacağım. Ancak, bundan önce bu hareketin başlangıcını, nedenini bilmenizde fayda var. Kaynakça olarak eklediğim türkçe kaynakları okumadıysanız, okumanızı öneririm.

Önce iddianın içeriğine kısaca bir gözatalım. İddia, canlıların mükemmel bir tasarım olduğunu iddia etmekte ve -buraya dikkat- tek başına evrim sonucu oluşamıyacağını, bu yüzden ancak bir tasarımcının müdahalesiyle oluşabileceğini iddia etmektedir. Bu “tasarımın” tek başına evrimle oluşup oluşamıyacağını bir an için gözardı edelim. Bu iddia, tek başına açıklama olmaktan ziyade, bir karşı çıkışın, açıklama gibi gösterilmesinden başka bir şey değildir. Daha da önemli konu ise, “tasarım” hakkında hiç bir açıklama getirmemekte, kim, ne zaman, nerede, nasıl yaptı gibi soruları yanıtlamaya yeltenmemektedir. Peki bu neden önemlidir?

Teori mi, hipotez mi?
Bir bilimsel teori, bir yargıyı bir model çerçevesinde tanımlamalıdır. Yani, bu bir tasarımdır dediğiniz taktirde, bunun kim tarafından, hangi şartlar altında, nerede ve ne zaman tasarladığı gibi sorulara veya en azından bir kaçına açıklama getirmek durumundasınız. Böylece bu model doğrulanabilir veya yanlışlanabilir bir hal alır. Bunu yapmadığınız taktirde, sorgulanabilir hali almaz.

Astroloji Bilimsel Teori midir?
Amerika çıkışlı bu hareketi değerlendirirken, bu hareketin Amerika’da ki konumuna da bakmak gerekir. Bu hareketin, evrimle birlikte alternatif olarak okutulması yönündeki meşhur mahkemeyi pek çoğunuz biliyordur. Bu mahkemede, en çok bu iddiaların bilimsel teori olup olmadığı tartışıldı. Amerika’da ki yaklaşık olarak Tübitak’ın karşılığı olan NAS kurumunun tanımına göre Akıllı Tasarım, teoriden ziyade hipotez olduğu için, Akıllı Tasarımcılar, bu tanımı değiştirme yönünde çaba sarfettiler. Bu çaba sırasında ki mahkemede Eric Rothschild, Akıllı Tasarım iddialarının astrolojiyle benzerliğine dikkat çekip, A.T.’yi teori olarak tanıyan tanımım, aynı şekilde Astrolojiyi’de teori olarak tanımalıdır dediği zaman, Behe ilginç bir şekilde bunu kabul etmiş, yani astrolojiyi bilimsel bir teori olarak tanımlamıştır[1]!

Astroloji vs. A.T.
Önce astroloji nedir, A.T. ile olan paralelliği nedir sorusunu bir inceliyelim. Astroloji, kısaca, gök cisimlerinin insanların karakterini belirlediğini iddia eder. Ancak bunu nasıl yaptığını belirtmez. Hatta, bu etki sadece insanları mı kapsıyor, yoksa diğer canlılarda etkileniyor mu; Peki bu etki nasıl olmaktadır; Bundan kütleçekim mi sorumludur gibi soruların hiçbirine cevap vermeyen Astroloji, bu durumu sadece istatistiki olarak, öne sürmekte! O istatisklerin geçerliliği tartışma konusuyken, birde bunun göktaşlarıyla alakasız bir şeyde olabileceği gözardı ediliyor. İşte, astroloji herhangi bir açıklayıcı model sunamadığı için hipotezden öteye gidememiştir; Çünkü ne doğrulanabilecek, ne de yanlışlanabilecek bir modeli yoktur. Sadece yargı vardır.

Astroloji ile Akıllı Tasarım işte bu bakımdan birbirine benzemektedir. Bir gözlemden bir yargıya varılmış, ancak bu yargıyı açıklayacak herhangi bir model sunulamamıştır! Canlı tasarımdır demekte, nasıl, “kim” tarafından, nerede ve ne zaman tasarlandığını belirtmemekte. Bilim yapabilmeniz için, bir şeyi hem doğruluyabiliyor, hem de yanlışlayabiliyor olmanız gerekir. Ancak A.T. bunu yerine getirememektedir… Bunun yerine, canlıdaki bir takım yapıların İndirgenemez Kompleks olduğunu iddia etmektedir.

Hangi Yapılar İndirgenemez Komplekstir?

“Temel bir fonksiyona katkıda bulunan, oldukça uyumlu, etkileşim içinde bulunan parçalardan oluşmuş ve herhangi bir parçasının çıkarılması durumunda sistemin fonksiyonunun fiilen sona erdiği sistemdir”

Yukarıda A.T.’nin İndirgenemez Komplekslik kavramının tanımı bulunmaktadır. Şimdi bunun ne kadar gerçekle uyuştuğunu bir an için gözardı edelim… Bu kavram tek başına, hiç bir model sunulmaksızın değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Hangi yapılar indirgenemez komplekstir sorusunu, “akıllarına gelen” örnekler üzerinden açıklamaya gitmektedirler. Bu indirgenemez kompleks yapıları bulmak için nereye bakacağız? Bunları bulmamız için bakmamız gereken yer hakkında herhangi bir öngörüde bulunabileceğimiz model var mıdır, yok! Evet sundukları örneklerin indirgenemez olup olmadıkları doğrulanabilir veya yanlışlanabilir, ancak bu yanlışlananlar hangi durumda A.T. iddiasını yanlışlayacaktır? Akıllarına gelmiş ve sunulmuş herhangi bir yapı indirgenemez kompleks olduğu yanlışlanması durumunda iddia yanlışlamış mıdır? Hayır! Çünkü, her yanlışlama, ardında herhangi bir model bulunmadığı için spekülatif bir şekilde “orada bir yerlerde indirgenemez kompleks bir yapı var” varsayımına ulaşacaktır. Ancak evrimi yanlışlamak için, öncülünden evrilemeyecek bir yapı sunmanız yeterlidir.

Özetle: Akıllı Tasarım iddiası, yanlışlanabilir bir model sunmamaktadır, işte bu yüzden Bilimsel Teori Konseptine uygun değildir. Bu da bizi Akıllı Tasarım iddiasının bilimsel olmadığı sonucuna ulaştırır.

Referanslar:
[1]http://www.newscientist.com/article.ns?id=dn8178

Kaynakça:

  1. http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/
  2. http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-bilim-mi-din-mi/
  3. http://sonbir.wordpress.com/tag/evrim/page/2/
  4. http://aydinonat.blogspot.com/2005/08/akll-tasarm.html
Akıllı Tasarım kategorisinde yayınlandı. 98 Comments »